GOOGLE DOODLE OLDU !!!

Google özel günleri hatırlayan asla unutmayan ve ana sayfasında doodle olarak paylaşan literatürünü bu gün kendi doğum gününü kutlamak için kullandı. Google hangi tarihte kuruldu başlığı ile ana sayfa logosu Google’ın kutlamasına dönüştü. Peki Google ne zaman kuruldu ? Merak edenler yazımınızın devamında sorularına yanıt bulacaklar İşte Google hakkında tüm detayları sizler için derledik !!!

Google doğum gününü kutlumakta. İyi ki doğdun Google diyerek bizde yazımızın detaylarına geçebiliriz. Peki Google ne zaman kuruldu ve Google Kaç Yaşında ? Teknoloji devi  olarak bilinen Google bu kez kendisini doodle yaptı. Google, ana sayfa için hazırladığı doodle’la 20. doğum gününü kutluyor. Google bir garajda, Stanford Üniversitesi öğrencileri olan Larry Page ve Sergey Brin tarafından 4 Eylül 1998 tarihinde kurulumu gerçekleşmiştir.

19 Ağustos 2004’te halka açılan ve tanıtımı gerçekleşen Google yaklaşık bir yıl sonra 27 Eylül 2005’te rekor bir indeks sayısına ulaşmıştır. Google elde edilen rekor indeks sayısının şerefine doğum gününü 2005’ten beri 27 Eylül’de kutlamaya başlamıştır. Yani aslında gerçek doğum günü değildir kutsal sayılan tarihe çekilmiştir 🙂

Google’ın kuruluşu Google’ın kuruluş süreci 1996 Ocak ayında Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi’nde doktora öğrencileri olan iki genç tarafından  Larry Page ve Sergey Brin’in araştırma projesiyle başlamıştır. Page ve Brin yeni oluşturdukları arama motorund ilk olarak “Back Rub” ismini koymuşlardır, çünkü siteler için geri bağlantıların kontrol edilmesinin önemini elbette tahmin edebiliyorlardı.

Ancak daha sonra, “googol” kelimesi üzerinde orijinal bir imla değişikliği yapılarak, bu arama motoru Google olarak adlandırılmıştır. Google arama barı ile insanlara büyük bir bilgi kaynağının sunulduğunu belirtmek için bu isim konulmuştur, çünkü googol on üzeri yüz rakamını ifade etmektedir. Başlangıçta Google; Stanford Üniversitesi’nin alt alan adı olarak google.stanford.edu alan adını kullanmıştır. Bugün kullandığı alan adını 15 Eylül 1997’de resmen almış ve 4 Eylül 1998’de Google şirketi resmen kurulmuştur.

Google’ın dünya çapında veri merkezlerinde bir milyondan fazla sunucu ile çalışmakta olduğu, bir milyardan fazla arama isteğini işlediği ve kullanıcıları tarafından oluşturulan verinin gün başına yirmi dört petabayt olduğu tahmin ediliyor. Kuruluşundan bugüne dek gerçekleşen büyüme etkisi, şirketin temel web arama motorunun ötesinde ürünler, satın almalar ve ortaklıklar zincirinin meydana gelmesini sağlamaktadır. Şirket, Orkut, Google Buzz ve Google+ gibi sosyal web araçları ile elektronik posta hizmeti Gmail servisi gibi çevrimiçi verimlilik yazılımları sunmaktadır, ek olarak, web tarayıcısı Google Chrome, fotoğraf görüntüleme ve düzenleme yazılımı Picasa ve anlık mesajlaşma Google Talk gibi uygulamalarla masavüstüne kadar erişmektedir. Bunların dışında da, Android mobil işletim sistemi gelişimine öncülük etmiştir. Cr-48 ana işletim sistemi olarak da bilinen yeni Google Chrome OS,15 Haziran 2011 tarihinden bu yana, Samsung 5 Serisi ve Acer AC700 gibi ticari Chromebook’larda etkin biçimde kullanılmaktadır.

Alexa, internette en çok ziyaret edilen web sitesi olarak ABD odaklı “google.com”‘u listelemektedir, YouTube, Blogger, Orkut gibi Google’a ait diğer siteler ve çok sayıda uluslararası Google sitesi (google.co.in, google.co.uk vb.) ise en çok ziyaret edilen siteler arasında ilk yüz içinde yer almaktadır. Ek olarak şirket, BrandZ marka değeri veritabanı listesinde ikinci sırada yer almaktadır.Buna karşın Google, gizlilik, telif hakkı ve sansür gibi konularda eleştiriler almaktadır.

Gizlilik Nasıl Korunur ?
Google’nin yönetim şefi Eric Schmidt, 2007’de Financial Times’a verdiği bir ropötajda: “Google’ın hedefi “Yarınım nasıl olacak ?” ve “Ne iş yapacağım ?” gibi geleceğe dönük sorular sorulmasına olanak tanımaktır ve bu soruları yanıtlayabilmektir.” demiştir. Schmidt 2010’da Wall Street Journal’a verdiği başka bir röportajda ise bunu teyit etmiş ve şöyle demiştir “Aslında birçok kişi Google’ın onların sorularını yanıtlamak istemediğini düşünüyor, onlar  yani (kullanıcılar) bundan sonra Google’ın neler yapacağını bilmek istiyor.

2009 Aralık ayında, Google CEO’su, Eric Schmidt, gizlilik konusundaki korkularını da açıklamıştır “Eğer herkesin bilmesini istemediğin bir şey varsa, belkide ilk raddede bunu yapmamalısın. Eğer gerçekten bir gizliliğe ihtiyacınız var ise, gerçek şu ki Google dahil arama motorları bu bilgileri bir süreliğine koruyor örneğin, “Amerikan Yurtseverlik Yasası uyarınca bizim elimizdeki mevcut bilgileri yetkili makamlara sunmamız bizlerin elindedir. Google Uluslararası Gizlilik Örgütü’nün “Gizlilik Muhalifi” olarak nitelendirdiği şirketler arasında yer almaktadır, bu listede Google gizlilik güvenilirliği en düşük kurumlar arasında yer almaktadır, mevcut konumuyla bu derecedeki tek şirket te diyebiliriz.

2010 Tekonomi konferansında Eric Schmidt internetin geleceğinin “gerçek şeffaflık ve bilinirlik” üzerine kurulacağını tahmin etmiştir “Dünyadaki eş zamanlı olmayan tehditlere karşı, belirli bir tanımlama yapamamak son derece tehlikeli diye de eklemiş. Bundan dolayı bazı insanlar için doğrulama hizmetini kullanmaya mecburuz. Bu hükümetlerin istekleri arasındadır.” şeklinde konuşmuş ve eklemiştir “Yeterli sayıda iletinize, bulunduğunuz yere ve kullandığınız yapay zekaya baktığımızda bizler sizin nerede olabileceğinizi tahmin edebiliriz. Bize 14 fotoğrafınızı gösterin bizler sizin kim olduğunuzu tanımlayabiliriz. Şimdi diyeceksiniz ki, internet ortamında 14 fotoğrafım nerede var ? Facebook’taki fotoğraflar size ait! Bu biraz ürkütücü sanırım 🙂

Kar amacı gütmeyen bir kurum olan Kamusal Bilgi Araştırmalarında  Google İzleme Örgütünü başlatmıştır, Google’ın tekelini, algoritmasını ve gizlilik sorunlarını görün içerikli bir web reklamı çıkarmıştır. Bu site Google’ın internet çerezlerini saklaması konusundaki soruları gündeme yeniden getirmiştir. 2007 yılında da bu çerezlerin ömrünün 32 yıl olduğu ve bu verilerle kullanıcı kimliklerine ve geri kalan tüm bilgilere, benzersiz kullanım günlüklerinin oluşturulmasının mümkün olduğu açıklanmıştır. Google kurduğu sosyal ağ hizmeti olan Google Buzz ürünü nedeniyle de eleştirilerle maruz kalmıştır, Gmail kullanıcıları bu hizmetten yararlanmayı kapatmadığı takdirde otomatik olarak iletişim listesinde de bir süre yer almıştır. Ayrıca Google belirli ülke ve bölgelerde bazı siteleri kendi inisiyatifiyle engellediği için eleştirilere maruz kalmıştır. Mart 2010’a kadar Google, halk dilinde “Çin’in Büyük Güvenlik Duvarı” olarak bilinen Çin’in İnternet sansürleme politikalarına bağlı kalmak zorunda bırakılmıştır. 2010’da Çin Komünist Partisi Bürosu’ndan sızdırılan diplomatik ilişki raporlarına istinaden, Google’ın dünya çapındaki sunucularından bir kısmının koordineli sabotaj düzenleyen bir grup tarafından ele geçirildiği ve bunun “hükumet operatörleri, özel güvenlik çalışanları ve Çin hükumetine bağlı internet casusları” tarafından ceza verildiği çirkin bir saldıraya uğradıkları  belirtilmektedir.

Google’nin yerel ve uluslararası gizlilik politikası son derece etkilidir ancak buna rağmen, şirket kendi çevrim içi politikasını kamuoyu ile paylaşmamıştır. Ağustos 2010’da, New York Halk Sözcüsü Bill de Blasio tüm ulusal şirketleri politik harcamalarını açıklamaya davet etmiştir.

Google 2006-2010 arasında, otuzdan daha fazla ülkede özel Wi-Fi ağı kurmayı başarmış Google Streetview ile kullanıma sunulan 600 gigabaytlık veri bazında da ücretsiz kamera ve yol izleme sistemi geliştirilmiştir. Ancak Google, ne bu konudaki gizlilik politikası ne de Wi-Fi istasyonlarını barındıran bireyler hakkında bir açıklama da bulunmuştur. Bir Google temsilcisi, şirketin Almanya’da yapılan soruşturmaya dek veri toplama faaliyetlerinden haberdar olmadığını iddia etmiştir ve Google’ın arama motorları veya diğer servislerinde topladığı bu verilerin kullanılmadığını ıspat etmiştir. Consumer Watchdog temsilcisi ise vermiş olduğu cevapta, “Bir kez daha Google’ın gizlilik politikasındaki eksiklikler görülmüştür demiştir. Şirketin bilgisayar mühendisleri cinnet halinde çalışıyor  her ne kadar örtülmeye çalışılsa da, onların internet çerezlerini biriktirdiği ortaya çıktı.” şeklinde bilgi vermiştir. Bunun yasal cezalara neden olabileceğini, Google’ın izin verilen kadar internet çerezini yok etmediğini de savunmaktadır.

Evet hepimizin elinin altında olan bu mucizevi ara motorunun geçmişi bu şekilde Mobilya kozmetik teknolojik araç gereç , araba hatta artık gıda alışverişimizi dahi yaptığımız tüm sitelere bağlantı veren bu arama motoru tüm veri ve bilgileri çerezleri saklamakta okumadan geçtiğimiz ancak okudum kabul ediyorum diye de tik attığımız sözleşmede yazanlar aslında hepsi aleyhimize…

Kullanığımız facebook twitter instagram gibi sosyal ağlarda da paylaştığımız fotoğraflar attığımız mesajlar yaptığımız stalklar her şey kontrol altında kendinden emin gizli saklı işler çevirmeyen illegal yollardan hakka girmeyen insanlar için elbette hoş ancak bu denli verilerin saklı tutulması özel hayata müdahale edilmesi tamir olmayacak yaralara da sebebiyet verebilmektedir diyen birileri de var.

Özellikle güvenliği bu denli düşük tutulan sosyal platformlarımız da google tarafından değilde başka kişiler tarafından saldırıya uğramamak yani hacklenmemek için çelik gibi sağlam bir şifre oluşturmanız klasik doğum tarihi yıl dönümü takım numaraları vs gibi rakamlardan uzak durmanız gerekmektedir. İstanbul İzmir Bursa Ankara gibi metropol kentlerde yaşayan insanların sosyal medyayı daha aktif kullandığı ancak günümüzde tüm ülkeyi etkisi altına alan bir hastalık gibi kullanımı yaygınlaşmıştır.

Umarız İnsanlık ilerleyen yıllarda da bu teknoloji çağını kullanırken tüm gelişmeleri en faydalı biçimde kullanmayı öğrenerek gelecek nesillere de örnek teşkil eder…

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın