Geçmişten Bugüne Otomobillerdeki Değişim

İnsanlar eski çağlardan günümüze taşımacılığa ilgi duymuşlardır. Önceleri, ulaşım aracı olarak hayvanları kullandı. Fakat bir yere gitmek için daha pratik araç ve yük arabalarına  ihtiyaç vardı. Tekerlek, taşımacılıkta kilit bir rol oynadı ve onun ardından atlarla sürülen yük arabaları ve faytonlar icat edildi. Bununla birlikte 19. yüzyıldaki icatlar, taşımacılığı, önceleri hayal bile edilemeyen şekillerde değiştirdi.

Geçmişten bugüne araç motorlarındaki gelişim arabalardaki konfor koltuk sistemi konsolları kısacası A’dan Z’ye değişime uğradı diyebiliriz. Nikolaus August Otto  bir Alman, 19. yüzyılın ikinci yarısında hem buharlı hem de elektrikli makinelerin yerine geçen dört zamanlı içten yanmalı benzin motorunu hayata geçirmiştir. Alman Karl Benz ve Gottlieb Daimler, Avrupa’da araba üretiminin öncüleridir. Benz, 1885 yılında, dakikada 250 devire ulaşan, iki zamanlı ve tek silindirli motoru olan üç tekerlekli arabayı üretti. Daimler 1872’den beri benzinli sabit motorlar üretiyordu. On yıldan fazla bir süreden sonra da Wilhelm Maybach ile birlikte, içten yanmalı ve yüksek hızlı motorla, yakıt olarak benzin kullanılmasını sağlayan bir karbüratörü hayata geçirdiler.

İlk otomobiller oldukça pahalı olduğundan çoğu kesim araç alımı yapamazdı. Ancak, Henry Ford 1908’de seri üretim zinciriyle T modelini üretmeye başladığında durum değişti. Bu araba, otomobil endüstrisini kökten değiştirdi. Ucuz, kullanışlı ve bakımı kolaydı. Dar gelirli kişiler bile onu satın alabilirdi.* Great Cars of the 20th Century (20. Yüzyılın Önemli Arabaları) kitabına göre, T modeli, “Amerika’yı ve daha sonra da bütün dünyayı araba sahibi yaptı.”

Yaklaşık yüz yıl sonra, günümüzde otomobil, lüksten çok ihtiyaç olarak görülüyor. Aslında, Londra’nın günlük gazetesi Independent’ta yayımlanan bir araştırma, insanların bazen arabaları bir kilometreden de kısa mesafeler için kullandıklarını gösterdi.

Teknolojik ilerlemeler arabaların yalnızca hızını değil, güvenliğini de artırdı. Gerçekten de son zamanlarda, birkaç ülkede ölümcül kazalarda azalma görüldü. Araba satın alırken bazı insanlar için güvenlik, estetikten daha önemli hale geldi. Örneğin, bir arabadaki daha sert kısımlar kaza sırasında yolcuların hemen etrafında bir güvenlik kafesi oluştururken, şasinin bazı bölümlerindeki geliştirilmiş esnek kısımlar, darbenin yarattığı etkiyi büyük ölçüde azaltmayı sağlıyor. Kilitlenmeyen fren sistemi (ABS) kaygan yüzeylerde aracın daha iyi kontrol edilmesini sağlıyor. Üç yönlü emniyet kemerleri, hem göğsü hem de kalçaları koruyor; hava yastıkları ise bir çarpışma sırasında başın direksiyona veya kontrol paneline çarpmasını engelliyor.

Arabaların, meydana gelişinden itibaren gelişmiş ülkelerde insan ve yük taşımacılığı konusunda ana ulaşım aracı olarak kendini kabul ettirmiştir. Otomotiv endüstrisi II. Dünya Savaşı’ndan sonra en etkili endüstri kollarından birisi olmuştur. Dünya üzerinde 1907 yılında 250.000 olan otomobil sayısı, 1914’te Ford Model T’nin ortaya çıkışıyla 500.000’e ulaşmış, II. Dünya Savaşı’ndan hemen önce bu sayı 50 milyonun üzerine çıkmıştır. Savaşın ardından geçen otuz yıl içinde otomobil sayısı altı katına çıkmış ve 1975 yılında 300 milyona ulaşmıştır. Dünya üzerinde yıllık otomobil üretimi 2007 yılında 70 milyonu geçmiştir.

Otomobil tek bir kişi tarafından bulunmamıştır, yaklaşık yüzyıl boyunca dünyanın dört bir yanında ortaya çıkan buluşların bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Modern otomobilin ortaya çıkışının yaklaşık 100.000 patent alımı sonrasında gerçekleştiği tahmin edilmektedir.

Arabanın ulaşımda bir çığır açtı ve bireylerin mekan ile olan ilişkileri başta olmak üzere derin sosyal değişimlere sebep oldu. Ekonomik ve kültürel etkenlerin gelişmesini kolaylaştırdı ve yollar, otoyollar ile park yerleri gibi devasa yeni altyapıların geliştirilmesine yol açtı. Tüketim nesnesi olarak görülmesiyle birlikte yeni bir evrensel kültüre temel oldu ve sanayileşmiş ülkelerde aileler için olmazsa olmaz bir eşya olarak yerini aldı. Arabanın günümüz gündelik yaşamında çok önemli bir yer tutmaktadır. Bireylerin kendi arabası olmasa da oto kiralama sayesinde istedikleri aracı kiralayarak rahatça gezme imkanı da sunulmakta. Herkesin belirli bir tarzı bulunmaktadır sportif kişiler spor araçlar klasik sevenler daha klas arabalar tercih etmektedirler ancak İstanbul gibi metropol bir kentte yaşamını sürdürüyorsanız bir nebze olsun katkıda bulunmak için gelişen toplu taşıma araçlarını toplu taşıtları kullanmanız daha mantıklı.

Maalesef günümüzde her eve kişi başı araba düşmekte bireyler bunu lüks ten çok ihtiyaç olarak benimsemişler ancak araştırmalarda da görüldüğü gibi çok kısa mesafeler de dahi araç kullanımını arttırdık, bu tüketim hem sağlığımız hemde çevresel faktörler için büyük bir tehdit aslında kimse farkında olmasa da ciddi problemler baş göstermeye başladı bile.

Günümüzde ki lüks algısı arabalarda da tercihlerimizi değiştiriyor çelik jantlar iç dizaynda ki rahatlık konfor genişlik hatta kullanılan suni derinin rengi tavandaki sarnuf derken geçmişten geleceğe otomobiller insanların  ihtiyaç ve zevklerine göre tasarlanmaya başlamıştır. Tata araçlarda da bu konforu yakalayabiliyorsunuz. Servis ve yedek parça konusunda tata servisi olan bölgelerde araçlarınızla ilgili sorunlarınızı çözüm bulabilirsiniz.

Yabancı araçlara yatkınlığımız milletçe daha fazla olsa da Ülkemizde de yerli üretimler başarı ile yapılmaktadır. Örneğin Bursa Osmangazi de bulunan Tofaş fabrikasında her şey sistematik ve son teknoloji teknik ve araçlar ile çalışılmaktadır. Arge konusunda son derece profesyonel bir ekiple çalışıyorlar sürekli gelişime ve yeniliğe açık olan firma bünyesinde barındırdığı profesyonel ekip ve çalışmaları ile bunu ispatlıyor.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın